15 Nisan 2009



Dün akşamki Chelsea Liverpool maçını seyretmediyseniz çok şey kaybettiniz. 2 haftada sadece bu maçları seyrederek, yani sadece 180 dakika içinde 12 gol seyredebilirdiniz. Bu haftasonu gol göremediği için üzülen ezeli derbi (!) üzgünlerine özellikle tavsiye edilir.

Az laf, çok iş.

İlk yarı-->

ikinci yarı-->


Videoları da başka bi blogda tesadüfen gördüm, neşeliymiş. Tavsiye ederim.


12 Nisan 2009

Yüzyılın derbisi!





Yüzyılın derbisi fos çıktı, Galatasaray ve Fenerbahçe birbirini yedi. Kazanan Sivas ve Beşiktaş oldu. Hadi bakalım kartallar, kaldı 7 hafta.

Daha iki gün önce ayılıp bayıldığımı anlattığım Arda'nın maç sonu yaptığı kabadayı açıklamaları canımı sıktı. Birilerinin daha geç kalmadan bu çocuğun kulağını çekmesi gerekiyor. Demedi demeyin.


10 Nisan 2009

Arda Turan



Fenerbahçe'den sonra Galatasaray da sanal operatörlük işine girdi. Fenerbahçe'nin aksine Galatasaray basketbolcu, yüzücü ve engelli basketbol takımını da reklamlara katarak daha başarılı bir kampanya yürütmüş bence. Beşiktaşlı olmama rağmen gözümde ayrı bir yeri olan Arda'yla da bir reklam çekilmiş. Hagi'nin attığı gol sonrası kale arkasında sevinen küçük Arda'yı görünce sevgim bir kat daha arttı valla. Futbol takımında Arda'dan başka Kewell ve Lincoln'le de reklam filmleri çekilmiş.


01 Nisan 2009

Aşk-ı Memnu




Bizim hatunun hastası olduğu dizi. Lisedeyken kitabını okumuştum, şimdi hayal meyal hatırlıyorum. Arada allem edip kallem edip bana da seyrettiriyor diziyi. Kitabı okumama rağmen ilişkilere anlam veremiyordum, zaten bir gözüm kapalı diğeri fındık-fıstık-cipste olduğu için iyice kafamı karıştırıyor durumlar. Bugün sağda solda bakınırken "sana diyorum birader" blogunda bu ilişkileri özetleyen bir imaj gördüm, hastası oldum. Durumu açıklar gibi ama aslında daha da allak bullak edici. Yine de benim gibi seyretmek zorunda kalan insanlar için koyuyorum buraya, belki bir bahtsızın daha kaderi döner.

Of nerden bulaştım dizi olayına zaten, bırak seyretsin hatun sen içeride fifa mifa oyna değil mi?


30 Mart 2009

28-29



İspanya - Türkiye maçı sıkıntısı geçmeden üstüne gelen Beyoğlu, Büyükşehir ve Ankara tokatları. Neyse ki anamın memleketi bütün haftasonunun rezalete dönüşmesini engelledi. İyi ki varsınız güzel insanlar.


19 Mart 2009

Adidas originals



Küçüklüğüme dair çok net hatırladığım bir şey var. 9-10 yaşlarında veletken mahalledeki abilerimden birinde gördüğüm stan smithler için ortalığı birbirine katmıştım. sonra gazelleler, superstarlar derken adidas devrini kapatıp, ardıma bakmadan nike'lerle haşır neşir oldum.

bu uzun girizgahın sebebi, adidas originals serisinin 60. yılı için yapılan video. uzun zamandır görmediğim, ama eskiden yediğimin içtiğimin ayrı gitmediği bir arkadaşımı görmüş gibi hislendim. yaşlandık mı ne?


10 Mart 2009

Futbol şiiri



nerede gördüm tam hatırlamıyorum ama en azından yazarını kaydetmek aklıma gelmiş. Rasim Köroğlu'nun "akıllara durgunluk veren" eseri Futbol, karşınızda;

Her kime sorarsam hali, hatırı,
Sohbeti futboldan açıp gidiyor.
Konuşmuyom diye toptan ötürü,
Usulca yanımda kaçıp gidiyor.

Dedem de kapıldı topun şerrine,
Bizim kaptan diyor, hafız birine,
Giydi kramponu mesin yerine,
Namazda secdeye uçup gidiyor.

Fenerli çıkınca dünürcü başı,
Suya düştü bizim dünürlük işi,
Tutuyormuş meğer kız Beşiktaş'ı,
Kocayı kulüpten seçip gidiyor.

Günlerce önceden alındı bilet,
Deplasman maçına gidecek velet,
Karneyi sorarsan tam bir rezalet,
Sınıfını zar zor geçip gidiyor.

Cimbomlu bant takıp beyaz saçına,
Götürdük ninemi kupa maçına,
Futbolun sevdası düştü içine,
Her hafta stada kaçıp gidiyor.

Gel de, serserinin kızma haline,
Bilemiş satırı sokmuş beline,
Su dökemez değme kasap eline,
Irakip takımı biçip gidiyor.

Doğunca nur topu gibi bir uşak,
Koydular adını Benjamin Toşak,
Futbolcu vesselam şu bizim kuşak,
Şampiyonluk andı içip gidiyor.

Maçtan sonra çıkmam, ben, balkonuma,
Kaçırdım korkudan geçen donuma,
Kastı var galiba tatlı canıma,
Etrafa kurşunu saçıp gidiyor.

Hele bakın dostlar şunun tipine,
Göbek dönmüş, büyük aygaz tüpüne,
Değmeden ayağı futbol topuna,
Rasim, bu dünyadan göçüp gidiyor.


09 Mart 2009

Nah!





tırtsel'in attığı sonu gelemez mesajlara sinirle açtığım grup kendinden geçti. üyelerden bir kaç tanesinin önerisiyle grubu turkcell'den nah kampanyası adından kurtarıp gelene geçene sallayabilmek üzere yeniden adlandırdım, Nah Meydanı. görüp de katılmayan nah bu teyze gibi olsun. (aslında baktım da, iyiymiş teyzem.)

Bundan sonra nahlar bana değil sana! (o kendini biliyor.)